Kastamonu Matematik Sitesi

Matematiğe nasıl çalışılır

Her şeyden önce şunu hatırlatmalıyım ki matematik, sanıldığı gibi zor bir ders değildir. Çeşitli nedenlerle bu derse karşı soğuyan öğrencilerimiz, bu dersin zor kabul ederek peşin bir hükümle öğrenmelerine kendi kendilerine engel olmaktadırlar. Bu nedenle öğrenmenin ilk aşaması olarak ön yargılardan kurtulmak gerekir.

Başaracağınıza inanmadığınız bir şeyi başaramazsınız. Bunun tersi olarak da başaracağınıza inandığınız bir şeyi de mutlaka başarırsınız. Yani olumlu düşünün. Matematik gerçekten zor bir ders olsa bile eğer başarabileceğinize kendinizi inandırırsanız bu işi halledersiniz. Aksi takdirde bizim söylediklerimiz pek faydalı olamayacaktır.

      Öğrenmenin ilk adımı kişinin bilmediğini fark etmesidir. Öyleyse öncelikli olarak matematik dersi bakımından kendinizin hangi durumda olduğunu belirlemelisiniz. Bunun için size bazı ölçüler verebiliriz:

“İşlem kabiliyetim az ve konuları anlayamıyorum.”

diyenlere ilk tavsiyemiz temel konuları çalışmalarıdır. Nasıl ki alfabenin harflerini bilmeyen kişi okuyamaz, yazamaz, matematiğin temel kurallarını bilmeyen öğrenci de matematik konularını anlayamaz. Öyleyse önce matematiğin alfabesi sayılan kurallar ve özdeşlikler öğrenilmelidir.

      Bunun için rasyonel sayılar, sayılar ve işlemler, üslü ve köklü ifadeler, çarpanlara ayırma ve özdeşlikler konuları öncelikle öğrenilmelidir.

“İşlem kabiliyetim iyi; fakat konulara yabancıyım.”

diyen öğrencilerimize ilk tavsiyemiz bilgi eksiği olan konuların tam olarak öğrenilmesidir. İşlem kabiliyetinizin iyi olması, matematik konularını öğrenebileceğinizi gösterir. Vakit geçirmeden yapacağınız çalışma, hiç bilmediğiniz konuları çalışmak yerine bilgi eksikliğiniz olan konuların tam anlamıyla çalışıp öğrenmenizdir. Eğer konuları az çok biliyor ve konu üzerinde işlem yapabiliyorsanız, bu konuları tam olarak öğrenebilirsiniz demektir.
Yani önce kendinizi eksik gördüğünüz konuları ele alıp tam olarak öğrenin, daha sonra da hiç bilmediğiniz konuları çalışın.

“Konuları anlıyorum; fakat işlem kabiliyetim az .”

şeklinde durumunu tarif eden öğrencilerimize ilk tavsiyemiz bol bol soru çözmeleridir. Konuları anlayabilmeniz, alt yapınızın o konuyu öğrenmeye yeterli olduğunu gösterir. İşlem kabiliyetinin az oluşu yeterli düzeyde soru çözmemenizdendir. İşlem kabiliyetinizi geliştirmenizin en güzel yolu bol bol soru çözmektir. Bu sayede hem konuları pekiştirmiş hem de işlem hızı kazanmış olursunuz. Burada dikkat edilecek husus, yapılamayan sorular karşısında karamsarlığa düşüp de soru çözmeyi bırakmamaktır. Yapılacak iş, takıldığınız yerde bir bilene sormaktır.

      Kısacası az antrenman yapan bir sporcunun durumuyla çok antrenman yapan bir sporcunun durumu aynı olmaz. Çok soru çözerek çok antrenman yapmış olacaksınız.

“İşlem kabiliyetim iyi, hem de konuları biliyorum; fakat çok yanlış yapıyorum.”

biçiminde yakınan öğrencilerimize ilk tavsiyemiz soruları dikkatle çözmeleridir. İşlem kabiliyetiniz iyi ve konuları biliyorsanız matematikle ilgili sorununuz çözülmüş demektir. Yanlış yapmamanın veya az yanlış yapmanın en güzel yolu bol bol soru çözmektir. Yalnız bu yapılırken daha sonra bu çözülen sorular değerlendirilmeli, nerelerde hatalar yapıldığı belirlenmeli, çalışarak giderilebilecekse bu hatalar giderilmeli; çalışarak giderilemeyecek cinstense bir bilenden yardım alınmalı, sonra da bu hatalara bir daha düşülmemeye çalışılmalıdır.

      Geometri bölümüne nasıl çalışılır?

      Geometrideki konuları anlama ve o konu ile ilgili soru çözebilme de konuya tamamen hâkim olmaya bağlıdır.

      Geometri, işlemden daha çok düşünme ve görmeye dayanır. Bunun yanında temel matematik konularını da iyi bilmek gerekir. Geometri konularına hâkim olmak için önce bilinmesi gereken formüller öğrenilmeli, sonra da çok soru çözülmelidir. Geometri soru çözmeye dayalı bir öğrenme metoduyla daha iyi kavranır. Soru çözerken de o soruda geçen teorem, kavram ve özellikler mutlaka öğrenilmelidir.

      Geometride öğrencilerimizin en fazla yakındıkları nokta, ezberlenen formüllerin çabuk unutulmasıdır. Öyleyse formülleri ezberlemek yerine sık sık kullanarak vaktinizi ayarlayıp formülün elde edilişini öğrenerek kalıcılığı sağlayabilirsiniz.

      Ayrıca şekil çizimine önem vermeli, soruları şekil çizerek çözmeye çalışmalısınız. Şekilli soruları ise şekil üzerinde çözmeyi denemelisiniz.

      Konularla ilgili kendiniz de soru hazırlamaya çalışırsanız konuları daha iyi ve kalıcı öğrenebilirsiniz.

Genel öneriler

      Bütün bunların yanında matematik dersinin çok iyi anlaşılabilmesi için söyleyeceğimiz birkaç genel kuralın sizin için altın değerinde olduğu inancındayız.

  • Öğretmenlerinizi dinlerken düzenli notlar tutunuz.

  • Dersten sonra eve gittiğinizde defterinizdeki notları temize çekin veya tekrar yazarak çalışın.

  • Konuyu anlamadan sorulara geçmeyin, konuyu anladığınıza inandığınızda önce çözümlü sorulardan, sonra da test sorularından bir miktar çözün.

  • Soru çözerken problemlerde verilenleri ve istenenleri düzenli olarak bir kenara yazın.

  • Soru çözerken sizi sonuca götürecek teorem ve özdeşlikleri belirleyin.

  • Verilenleri işlem sırasına göre formül ya da teoremlere uygulayın.

  • Sonucu bulun ve sağlamasını yapın.

      Matematik dersini öğrenmek bisiklete binmeyi öğrenmek gibidir. Yaparak ve yaşayarak öğrenilir.

      Bu nedenle bol bol işlem yapın, eksiklerinizi tespit edin ve giderme yollarını araştırın.

 


Yorumlar - Yorum Yaz